Füzeden kaçış!

  • 22/07/2014 16:53

Muhammet METİN/Kokpit.aero

Uçaklar ve helikopterler mutlak hava üstünlüğü sağlarken uzun yıllar tek savunma sistemi yerden havaya açılan uçaksavar ateşiydi. Ancak uçaksavarların etkisi yüksek irtifada çok aza iniyordu. Vietnam Savaşı ile birlikte Sovyetler Birliği'nin geliştirdiği SAM yani yerden havaya atılan füzeler uçaklara karşı çok etkili olmaya başlamıştı. Afganistan Savaşı'nda ise ortaya tek bir kişinin taşıdığı ve omuzdan atılan füzeler savaşın kaderini belirleyecekti.

NASIL VURUYOR

Günümüz uçakları jet motoru (turbojet veya turbofan) veya jet-pervane motoru (turboprop) kullanıyorlar. Bu motorlar egzostlarından çok yüksek ısıda egzost gazı çıkarırlar. Isı güdümlü füzeler bu temel üzerine geliştirildi. Bu füzelerin ucunda bir mercek ve optik okuyucu bulunuyor. Optik okuyucu füzeyi yönlendiren bilgisayara bağlı. Jet uçağı önde giden düşman uçağını kendi radarında yakalar ve radar uygun atış durumunu belirleyebilmek için hedefe kilitlenir.

Uygun menzile ve açıya gelince füze fırlatılır. Bu andan itibaren mercek ve optik okuyucu vasıtasıyla sıcak egzosu yakalayarak uçağın egzos kısmına yönelir. Savaş uçakları arkalarındaki uçakların radar kilitlenmelerini algılar ve bu durumda ani manevralarla yön değiştirirler.

Atılan radar güdümlü ise “chaff” olarak adlandırılan sistem devreye girer. Füze şaşırtılır.
Radar başlıklı füzelerin ateşlenmesi uçağın radarına bağlıdır. Yarı aktif füzeler belli bir mesafeye kadar uçağın radarına bağlı kalır ve uçağı radarı tarafından hedefe yönlendirilir.

AT VE UNUT

Tam aktif radarlı füzelerde ise füzenin radarı fırlatılma anından hemen sonra devreye girer. Bu nedenle tam aktif radar başlıklı füzeler “at ve unut” olarak adlandırılır. Savaş uçakları arkadaki uçağın radar kilitlemesini algıladığı gibi kendine atılan füzenin cinsini de belirler. Eğer füze ısı güdümlü ise “flare”, radar güdümlü ise “chaff” fırlatarak kendini korumaya çalışır. Chaff, füze radarını aldatmaya yarayan, folyoya benzeyen parlak metal levhalardan oluşuyor.

Isı güdümlü füzeler yüksek irtifalarda hassasiyetlerini kaybederler. Radar güdümlü füzeler ise deniz seviyesine yakın yerlerde daha az hassas özelliklere sahiptir.

Günümüzde dördüncü nesil diyebileceğimiz havadan-havaya atılan çok gelişmiş füzeler kızılötesi başlık kullanır. Bu sayede hedefteki uçağı bir ateş topu olarak değil, tüm hatları ile net bir şekilde ayırt eder. Böylelikle uçaktan atılan saptırıcıları fark edip bunlara yönelmezler. Buna ek olarak, uçağın pilot kabinini bile ayırt ederek uçağı buradan vurmaya çalışır.

Dördüncü nesil füze sistemlerinin tek temsilcisi İsrail'in Rafael firması tarafından geliştirilen Python füzesi gösterilebilir. Python 5, kaska monteli nişangah sistemi sayesinde geriye doğru ateşlenebilen dünyanın ilk havadan havaya füzesidir. sahip olduğu kızılötesi görüntüleme ile önündeki geniş bir alanı tarayabiliyor. Buda uçağa kaçış şansı veriyor.

GÜDÜM SİSTEMLERİ NASIL ÇALIŞIR

Hava savunma füzelerine çeşitli güdüm sistemleri geliştirilmesine rağmen ateşleme sistemleri genellikle aynıdır. Hedefin tespit edilmesinden ardından muhtemel tehdide ait konum x,y ve z olarak adlandırılır. Akabinde sürat ve doğrulama ölçümleri yapılır. Daha sonra hedefin dost ya da düşman olup olmadığı belirlenir ve hedef sınıflandırılarak en uygun pozisyondaki füze bataryası görevlendirilir.

OPTİK VE LAZER GÜDÜMLÜ SİSTEMLER

Hedefin görsel olarak tespitine dayalı olan bu güdüm sistemlerinde hedef, gece/gündüz görüş kabiliyetli gelişmiş kameralar aracılığıyla takip ediliyor.

Lazer güdümlü füzeler için yapılması gereken hedefin lazerle aydınlatılabilmesi için sürekli görülmesi gerekiyor. Füze, hedefi aydınlatan lazer ışınını izleyerek vurulması istenen havadaki tehdide yönelir.

Optik güdüm sisteminde ayrıca, atış menziline giren hedefe gönderilen füze, optik sistemin kendisini de algılamasını sağlamak için arkasında bir iz bırakır. Hedefi ve füzeyi algılayan bilgisayar, muhtemel buluşma noktalarını hesaplayarak, telsiz frekansı aracılığıyla anlık olarak füzeye iletir. Bu sistemin başarı oranı yüzde 70 civarındadır.

ISI GÜDÜM SİSTEMİ YÜZDE  50 İSABET ORANINA SAHİP

Kısa menzilli alçak irtifa hava savunmasında kullanılan ısı güdüm sistemi hedefin yaydığı kızıl ötesi emisyonu ya da ısıl izinin tespit edilmesiyle çalışıyor. Isıya duyarlı optik sistemle ya da termal kameralarla  tespit edilen hedefin ısı izine ait frekanslar ateşlenmeden önce füzeye aktarılır.

Aktif radar güdümlü yerden havaya füze sistemlerinde olduğu gibi, kızılötesi güdümlü füze sistemleri de genelde havadan havaya sistemlerin karaya uyarlanmış versiyonudur. İsabet oranı yüzde 50 olan bu füzeler, ısı yayan sahte hedeflerle yanıltılabilirler.

MALEZYA UÇAĞI YARI AKTİF GÜDÜMLÜ FÜZE İLE DÜŞÜRÜLDÜ

Hedefin yerdeki bir radar istasyonu tarafından kesintisiz bir radar sinyali ile aydınlatıldığı yarı aktif radar güdümünde füze, yer istasyonu tarafından gönderildikten sonra hedeften yansıyan ve frekansı belli olan radar sinyalini izleyerek hedefe doğru yol alıyor.

Füze ateşlenmeden önce frekans bilgilerinin sistemine girilmesi gerekiyor. Elektronik karşı tedbir sistemleriyle donatılmış hava araçları karşısında zaafiyet  gösteren bu güdüm sisteminde yer istasyonu daha fazla birimden oluştuğu için hantal bir yapıya sahip. Yarı aktif radar güdümlü füzelere örnek olarak, MIM-23 HAWK, RIM-7 Sparrow, 2K12 Kub (SA-6) ve Buk M1(SA-17) hava savunma sistemleri gösterilebilir.

AKTİF RADAR SİSTEMİ HASSAS VE ETKİLİ

Hedef, kara konuşlu arama radarı tarafından tespit edildikten sonra, hedefe ait konum, sürat ve doğrulama bilgileri ateşleme öncesi füze bilgisayarına aktarılır. Yerdeki arama radarı, hedefe doğru giden füzeye, belirli aralıklarla hedefin tüm güncel bilgilerini gönderir.

Bu bilgileri üzerindeki bilgisayar aracılığıyla değerlendiren füze, anlık olarak buluşma noktasını hesaplayıp rotasını günceller. Füze buluşma noktasına kısa bir süre kala radarını devreye sokar ve taarruzunu gerçekleştirir. Kullanımı son derece basit, vuruş hassasiyeti yüksek ve başarı oranı yüzde 85 olan civarında. S-200 (SA-5), Derby, Arrow, Aster-30 ve Patriot PAC3 hava savunma sistemleri aktif radar güdüm teknolojisini kullanıyor.

SİVİL UÇAKLAR DA KULLANMAYA BAŞLADI

Günümüzde askeri uçak ve helikopterlerde füzeleri şaşırtacak özel sistemler bulunuyor. Bu tehlike yolcu uçakları için son yıllarda tehdit haline gelmeye başladı. 11 Eylül saldırılarının arkasından bu tehditin artması ile birlikte havayolları sistemlerin üzerinde çalışmaya başladı. Ancak yüksek maliyetler nedeniyle havayolu şirketlerinde bu uygulama ilgi görmedi.

Ancak devlet uçaklarında bu tür sistemler kullanılıyor. Örneğin önümüzdeki günlerde teslim edilmesi planlanan TC-TUR tescilli Airbus A330-200 tipi uçakta füze savar sistemler bulunuyor.