Kabinde sürekli bağlı kalın

  • 07/06/2016 00:57

Fatih Yılmaz/Kokpit.aero

Yerel ve uluslararası havacılık medyasında son iki aydır, “Uçak şiddetli türbülansa girdi”, “Kabin ekibi ve yolcular hastanelik oldu” başlığı verilen haberlerle sıkça karşılaşmaya başladık. Her gün 100 binden fazla uçuş yapıldığını gözönüne aldığımızda uçakların türbülansa yakalanma ihtimalinin ne kadar fazla olduğu daha iyi anlaşılır.

SON BİR AYDA ÜÇ CİDDİ VAKA YAŞANDI

Önce 5 Mayıs’ta Etihad Havayolları’na ait Airbus A330-200 tipi Abu Dabi-Jakarta seferini yapan uçak şiddetli türbülansa girdi, 31 yolcu hastanelik oldu. Bu olaydan iki gün sonra bu kez Hong Kong Airlines’ın Bali-Hong Kong seferini yapan uçakta benzer bir durum yaşandı. 17 yolcu ciddi şekilde yaralandı. Son olarak 6 Haziran tarihinde Kolombiyalı Avianca Havayolları'nın Lima-Buenos Aires seferini yapan yolcu uçağı türbülansa girdi. Şiddetli sarsıntı nedeniyle 23 kişi yaralandı, kabin savaş alanına döndü.

TÜRBÜLANSIN GÜNDEME GELMESİNİN NEDENİ YARALANMALAR

Uçakların türbülansa girmesi sıkça yaşanan bir olay ancak son günlerde bu kadar gündeme gelmesinin nedeni yolcuların ve kabin ekibinin uçuş güvenliğinin tehlikeye girmesi, ciddi yaralanmalara maruz kalmaları.

İLGİSİZLİĞİMİZ DAHA UÇAK YERDE İKEN BAŞLIYOR

Her uçuş öncesi uçaklar havalimanından kalkmadan önce kabin ekibi, uçakta uyulması gereken kuralları uygulamalı olarak gösterir, bunu bütün havayollarının yapması zorunludur. Ancak bizim ilgisizliğimiz daha  emniyet kuralları anlatılırken başlar. Birçoğumuz kabin ekibinin dinlemez, uçağın bir an önce havalanıp, ikramın başlamasını, ardından uykuya dalıp gideceğimiz yere bir an önce varmayı isteriz.

YOLCULARIN YÜZDE 90’I KALKIŞTAN SONRA KEMERİ ÇÖZÜYOR

Kabin memurları, emniyetimiz açısından uçuş boyunca emniyet kemerlerimizin bağlı olmasını önerir ancak yolcuların yüzde 90’ın kalkıştan sonra ilk iş olarak kemerlerini çözer. Hatta uçakta gezinmeyi, arka veya ön kısımda oturan tanıdıkları varsa onlarla dakikalarca muhabbet etmeyi alışkanlık haline getiren çok sayıda yolcu türü de vardır.

UÇAKLAR KÖTÜ HAVA ŞARTLARINA KARŞI DİRENÇLİDİR AMA...

Uçaklar her türlü hava akımına, hava şartlarına karşı dayanıklı ve dirençli olarak imal edilir. Uçağın ne zaman bir bulutun içine gireceği, ne kadar sallanacağı önceden bilinir ancak yine de gücü tam olarak saptanamayan dikey türbülanslar yaşanır. Böyle bir durumda uçaklar bazen metrelerce irtifa kaybı yaşar, hızla düşer ve hızla yükselir. Yolcular, tonlarca ağırlıktaki demirkuşların bazen adeta bir oyuncak gibi sallandığı hissine kapılır.

KABİNDE BÜYÜK HASARA NEDEN OLABİLİR

Devasa uçakların ani hareketleri doğal olarak kabinde ciddi bir sarsıntıya neden olur. Kemerleri bağlı olmayan yolcular koltuklarından fırlayıp başlarını tavana çarpabilir, sonra da koltuklarına veya koltuk kollarına, koridorlara savrulabilir. Türbülansa ikram sırasında yakalanılmışsa ve troleyler kilitli değilse sağa sola çarpar, ciddi yaralanmalara sebebiyet verir. Yemekler etrafa saçılır, içki şişeleri, sıcak içecekler yolcuların üzerine dökülür. El bagajları baş üstü dolaplardan fırlar.

NEŞE İÇİNDE BAŞLAYAN UÇUŞ KABUSA DÖNEBİLİR

Türbülansın şiddetine göre oksijen maslereli bile açılır, bir kaç saniye içinde koca uçağın içi savaş alanına döner. Neşe içinde başlayan yolculuk, dikkate alınmayan uyarılar, tebessümle geçiştirilen ikazlar ve önemsenmeyen hava akımları nedeniyle bir kabusa döner. Ciddi şekilde yaranalanlar, acı içinde kıvrananlar, boynunu kıranlar, kalp krizi geçirenler ile adeta bir şok durumu yaşanır.

KEMERLERİNİZ HEP BAĞLI KALSIN

İşte bütün bunları yaşanmasını istemiyorsanız yapmanız gereken tek şey uçuş boyunca kemerlerinizin bağlı kalması. Bir koltuğa bağlı kalmak, ruhunuzu sıkabilir, hareket kabiliyetinizi engelleyebilir ancak tıpkı karayollarında olduğu gibi uçakta da kemerler sizi hayatta tutar. Türbülans ne kadar şiddetli olursa olsun yüzde 90 hiçbir zarar görmeden atlatma şansınız olur.