Uçuş sağlığına dikkat!

  • 12/07/2012 12:23
1. Amerika'ya ya da Uzakdoğu'ya uçtuğumda veya geri döndüğümde uyku saatlerim şaşıyor. Kendimi yorgun hissediyorum. Ne yapmalıyım?
 
Uzun yani kıtalar arası uçuşlar sırasında kısa süre içinde çok farklı saat dilimleri geçilir. Vücut yaşanılan yerin saatine alıştığı için bir anda 5-6 saatlik farklar 'jet-lag' olarak adlandırılan sendroma neden olur. Vücudun bioritmi bozulur. Özellikle fiziksel olarak kendinizi yorgun hissedersiniz. Algıda sorunlar yaşanır. Sindirim sistemi farklı çalışır.
 
Yapılan araştırmalar bu etkinin geçiş süresinin uçuş saatinin 8 katı olduğuna dikkat çekiyor. Örneğin 10 saat uçtunuz. 80 saat yani yaklaşık 3-4 gün içinde jet-lag'in tüm etkenlerinden kurtulabilirsiniz. Aynı durumla dönüşte de karşılaşacağınızı unutmayın.
 
2. Jet Lag'ten kurtulmak için ne yapmalıyım?
 
Jet-lag yani vücudun bioritminin bozulmasının önüne geçmenin temel kuralı, gittiğiniz yerdeki saate uygun olarak yaşamaktır. Yani indiğinizde geceyse, uykunuz olmamasına rağmen uyumaya çalışın. Veya sabah saatlerinde inerseniz, ne kadar yorgun olursanız olun, güne devam edin. Gece standart saatinizde uyuyun. Ertesi gün kendinizi daha rahat hissedeceksiniz.
 
Kısa bir seyahatte jet-lag etkilerini azaltmak istiyorsanız, uçuş öncesinde uykunuzu alarak havalimanına gelin. Uçuş sırasında yine de çok uzun olmamak kaydıyla dinlenin. Kısa süreli uyuyun.
 
Uçak kabinlerinde basınç yüksektir. Vücudunuz kurur. Bu nedenle hem yolculuk öncesinde, hem de uçuş sırasında bol bol su için.
 
Vücudu uyaran çay, kahve ve alkolden uzak durun. Bu tür içecekler aynı zamanda dehidrasyon yani vücuttaki su oranının düşmesine de neden olur.
 
Seyahat sırasında kıyafet seçimine dikkat edin. Dar olmayan, terletmeyen yani pamuklu kumaşa sahip kıyafetleri tercih edin.
 
Uçuştan önce ve uçuş sırasında hafif yemekleri tercih edin.  
 
3. Türkiye'den Güney Afrika'ya uçtum. Jet-leg olur muyum?
 
Hayır olmazsınız. Çünkü Türkiye-Güney Afrika aynı saat diliminde. Yani uçuş 10 saat sürse de saat farkı olmuyor. Bu nedenle uçağın iniş saatinde biyolojik saatinizde bir sapma olmayacağı için sorun yaşamazsınız. Amerika veya Uzakdoğu'ya uçtuğunuzda ise daha fazla saat dilimini geride bıraktığınız için jet-lag olursunuz.
 
4. Neden uçak kalkarken veya alçalırken kulaklarımda ağrı hissediyorum?
 
Bunun nedeni, kulak içiyle kabin basıncının farkıdır. Örneğin uçak 10 bin metrede uçarken kabin basıncı deniz seviyesinden yaklaşık 2 bin 300 metre yükseklikteki basınca eşittir. 
 
Ancak kulak içindeki havanın basıncı, kalkış yapılan meydandaki basınca eşittir. Normalde bu sorundan kulak içinden ağza açılan, ince bir boru şeklindeki östaki borusu sayesinde korunuruz. Bu kanal kulak içindeki basınç ile kabindeki basıncın eşitlenmesini temin eder.
 
Uçak düz uçuşa geçtiğinde kulağın içindeki yer basıncı bu kanal yardımıyla kurtulur. Bu da rahatlamayı sağlar. Nezle veya grip olduğunuzda bu ince kanalcık tıkanır. Bu durumda basınç kulak içinden kurtulamaz ve acı çekmemize neden olur. Eğer bu tür rahatsızlıklarınız varsa uçmamakta fayda var. 
 
5. Kulak ağrısından nasıl kurtulabilirim?
 
Özellikle alçalma sırasında kulak ağrıları dayanılmaz bir hal alabilir. Bu ağrıları azaltmak için:
 
Öncelikle soğuk algınlığınız varsa mümkün olduğu kadar uçakla seyahatten kaçının. 
 
Mecbur kalırsanız, kulaklarınızda basınç hissettiğiniz an yutkunmaya, esnemeye çalışın. Sakız çiğnemek basıncın dengelenmesine yardımcı olacaktı. - Bu önlemler yardımcı olmazsa "valsava manevrası" yapın. Önce parmaklarınızla burnunuzu sıkarak tıkayın ve yavaşça burnunuzdan nefes vermeye çalışın. Birden kulağınızın açılarak rahatladığını hissedebilirsiniz. Kesinlikle sert ve ani şekilde nefes vermeyin, oluşan basınç kulağınıza zarar verebilir. 
 
Çocuğunuzda bu sorun varsa, emzik gibi emebilecekleri şeyler rahatlamalarını sağlayacaktır. Sakız çiğnemek de kulak içindeki basıncın dengelenmesine yardımcı olur.
 
Burun tıkanıklığı giderici ilaçlar ise jet-lag etkilerini arttırdığı ve yan etkileri olduğu için tavsiye edilmiyor. 
 
6. Uçuş korkusunu yenebilir miyim?
 
Evet, kesinlikle yenebilirsiniz. Yapılan araştırmalar, tıbbi yardım alarak ve gerekli eğitimi görerek uçuş korkusu olanların yüzde 99,5'inin bu korkusunu yendiğini ortaya koyuyor. Bu konuda artık Türkiye'de çeşitli kurslar açılıyor. 
 
Öncelikle uçuş korkusunun gerçek dışı olduğunu unutmayın. Aklınızdan geçen negatif düşüncelerin çoğu gerçekleşme olasılığı çok düşüktür. Kendinize değil ama korkunuza karşı öfke yaratarak, kendinize emirler vererek, bu mantıksız korkunun size nelere mal olduğunu düşünerek korkunuzu yenebilirsiniz. Ayrıca kafeinli içeceklerden uzak durun ve ilginizi başka konulara yönlendirin. 
 
Korkunuzla baş edebileceğinize inanmıyorsanız psikolojik tedavi için bir uzmana başvurmanız faydalı olacaktır.
 
7. Uçaktan mikrop kapma riskim nedir?
 
Unutmayın, uçaklar dünyanın dört bir tarafına gider gelir. İçinde çok farklı uluslardan insanları taşır. Dünyanın değişik yerlerinden farklı virüs taşıyan yolcuların kabinde birlikte saatlerce seyahat etmesi, kabin havasının kuruluğu, havalandırma sistemine yerleşen mikroplar, enfeksiyonların bulaşma riskini de yanında getirir.
 
Çok uçanlar, uçuş sonrasında sıklıkla üst solunum yolu enfeksiyonu geçirdiklerinden yakınmaktadırlar.
 
Uçuş sırasında kabin havası saatte 20-30 kez değiştirilir. Havalandırma sisteminin içinde bulunan özel filtreler, bakteri, mantar ve birçok virüsü yakalayabilecek niteliktedir. Bakımlar sırasında filtreler yenilenir. Ancak bu filtrelerin virüslerin bazılarını tutmadığı kanısı vardır. Bu konuyla ilgili olarak havacılık teknolojisi yeni nesil filtreler üzerinde çalışmaktadır. 
 
Bunun dışında uçaklar seferler aralarında yerde sürekli temizlenir. Büyük bakımlar sırasında detaylı hijyenik temizlik işlemleri yapılır. 
 
8. Hamilelikte kaçıncı haftaya kadar uçabilirim?
 
Uluslararası kurallar, hamilelikle birlikte kanama, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, çoğul gebelik veya erken doğum gibi yüksek risk faktörlerinin olmadığı durumlarda, 36'ncı haftaya kadar anne adaylarının uçmasına izin veriyor. Bazı havayollarında ise en son limit 28'inci hafta. Bu konuda uçacağınız havayoluna danışmakta fayda var.
 
Gebelik 36'ncı haftadan sonra havayolu şirketleri risk nedeniyle anne adaylarını uçaklara kabul etmiyor. Bunun nedeni, anne ya da bebek açısından ortaya çıkabilecek olan riskler değil, olası bir erken doğum durumunda havayolu şirketinin risk almak istememesi. 
 
9. Hamile olan yolcular nasıl uçuyor?
 
Öncelikle doktorunuzdan rapor alın. Raporda yolcunun adı soyadı, gebelik haftası gibi bilgilerin yanı sıra "uçmasına engel yoktur" ibaresi bulunsun. 
Bu raporu uçağa biniş işlemleriniz sırasında görevliler sizden isteyebilir. 
 
Uçuş sırasında uzun süre koltukta hareketsiz oturmanız, bacaklarınızdaki kan dolaşımını etkiler. Ayak ile bileklerde şişmeler oluşur. Bu nedenle her 1,5-2 saatte bir ayağa kalkıp koridorda yürüyüş yapmaya çalışın. Hareket etmek, kan dolaşımını artırarak hem sizin hem de bebeğinizi rahatlatacaktır.
 
Germe egzersizleri için otururken bacaklarınızı iyice ileriye doğru uzatın, topuklarınız merkez olacak şekilde ayağınızı yavaşça kendinize doğru kuvvetlice çekerek baldır kaslarınızı gerin. Daha sonra ayak bileklerinizi sağa sola çevirin ve parmaklarınızı açıp kapatın.
 
Hamilelik sırasında yapılan uçak yolculuklarında uzun süre rahatsız bir pozisyonda hareketsiz oturmak damar içi pıhtısı ve varis riskini arttırır. - Uçuş süresince özel varis çorabı giymeniz bacaklarınızdaki kan dolaşımını destekler ve damarların şişmesini engeller.
 
Dehidrasyon yani vücudun susuz kalma durumu gebelik için oldukça zararlı bir durumdur. Özellikle yaz günlerinde seyahatleriniz sırasında bol miktarda sıvı almaya özen gösterin.
 
10. Uçakta doğum yaparsam, çocuğum ömür boyu ücretsiz mi uçar?
 
Bu tamamen bir uydurmadır. Uçakta yapılacak doğum çok yüksek riskler taşır. Zaten havacılık kuralları belirli bir haftadan sonra hamilelerin uçmasını yasaklamaktadır.
 
11. Uçakta bir anda nefes alırken zorlandım. Bunun sebebi ne olabilir?
 
Kabindeki hava saatte 20 ila 30 kez arasında yenilenir. Ancak bu hava dışarıdan alınan ve nem oranı çok düşük bir havadır. Bazen kabin içindeki oksijen hissedilir derecede azalabilir. 
 
Eğer uçuş sırasında; okumak, çalışmak gibi dikkat gerektiren aktivitelerde zorluk çekiyorsanız, ciğerlerinizde ağrı hissediyorsanız, cildinizde yapışkanlık hissi varsa, türbülans olmadığı halde mideniz bulanıyorsa veya başınız ağrıyorsa kabin memurundan kabin içindeki havayı ve oksijen seviyesini kontrol etmesini rica edin. 15 dakika içinde daha rahat nefes alıyorsanız ve havalandırmadan daha fazla ses geliyorsa, kabine oksijen verilmiş demektir.
 
12. Uçaklar neden çok soğuk?
 
En çok yolcu şikayetlerinin başında uçakların soğukluğu veya aşırı sıcaklığı gelir. Kişiden kişiye etrafın sıcaklık hissedilmesi farklıdır. Hastalık, açlık-tokluk gibi faktörler hislerde farklılık oluşturabilir.
 
Uçakların kabin ısıları 20-25 derece arasında değişmektedir. Özellikle uzun uçuşlarda kabinin soğuk olduğunu düşünüyorsanız, bunu kabin memuruna lütfen söyleyin. Kabinin sıcaklık ayarları kontrol edilecektir. Üşümeye devam ediyorsanız, kabin memurundan bir battaniye isteyin. Uçakta ince ama kat kat giyinmeniz daha rahat etmenizi sağlayacaktır.
.
13. Ne zaman uçsam, cildim kuruyor, neden?
 
Kabindeki havanın basıncı, yerden bin 800 ila 2 bin 600 metre yüksekliğe eşit olarak verilmektedir. Bu nedenle hava çok kurudur. Ortalama nemlilik yüzde 20'ye kadar düşer. Ciltteki kuruluğu yanı sıra gözleriniz de bundan etkilenir. Uzun uçuşlar sırasında kuruluğun etkileri daha fazla gözlemlenir.
 
Bunu önlemek için:
- Uçuş sırasında bol bol su ve meyve suyu için.
- Kahve, çay, alkol gibi vücutta su oranını düşüren sıvılardan uzak durun.
- Kuru hava nedeniyle kontak lensi kullanırken zorlanabilirsiniz. 
- Cilt kuruluğunu önlemek için nemlendiricilerden yararlanabilirsiniz.
 
Yeni nesil Boeing 787, Airbus A350XWB gibi uçaklarda kompozit veya hafif alaşımlı metallerle gövde dayanıklılığı artırılıyor. Böylece kabin irtifası daha da düşürülerek yolcuların ciltlerinin daha az kuruyacağı bir ortam sunuluyor.
 
14. Uçakta neden gaz problemi çekiyorum?
 
Kabin havası bin 800 ila 2 bin 600 metreye eşittir. Bu durumda kabin havasının basıncı deniz seviyesine göre daha düşüktür. Basıncın azalmasıyla birlikte gazlar genleşmeye başlar. 
 
Deniz seviyesinde 1 litre gaz, yükseldikçe 2 hatta 3 litreye kadar çıkabilir. Bu durum mide ve bağırsaklarda baskılara neden olur. Uçuş sırasında bu sorunla karşılaşmamak için gaz oluşturabilecek yiyeceklerden kaçının. Soğan, kuru fasulye, karnabahar, brokoli, kepekli yiyecekler, lahana, portakal, limon, greyfurt vücutta gaz oluşumunu artırır. Ayrıca kola, soda gibi gazlı içeceklerden de uzak durun.
 
15. Hareket hastalığı beni uçarken çok etkiliyor. Ne yapabilirim?
 
Taşıt tutması olarak bilinen hareket hastalığı her 100 yolcudan 30'unu etkiliyor. Hastalığın etkilerini alacağınız önlemlerle en aza indirebilirsiniz:
- Oturacağınız koltuğu kanatlara yakın bölgeden tercih edin. Bunun nedeni, kanatlar uçağın orta bölümünde yer alır. Buradaki hareketler, uçağın veya arkasına göre daha azdır.
- Uçuşlarınızda daha büyük gövdeli yani çift koridorlu uçakları tercih edin. Geniş mekanda kendinisi daha rahat hissedeceksiniz.
- Uçuşa en az 24 saat kala alkol almaktan sakının. 
- Tüm uçuş boyunca kemerinizi takın ve kesinlikte çıkartmayın. Kemerin bağlı olması sizi rahatlatacaktır.
- Eğer hareket hastalığı ile ilgili ciddi sorunlarınız varsa, tıbbi destek almaktan çekinmeyin.
 
16. Hasta veya engelli yolcular refakatsiz uçabilirler mi?
 
Uçakta bakıma muhtaç durumdaki hasta yolcular refakatçileri ile beraber uçarlar. Engelli yolculardan rapor istenmez, ancak kendi başlarına ihtiyaçlarını gideremeyecek ve gerektiğinde uçaktan tahliyesini yine kendi başına yapamayacak durumdaki yolcuların refakatçisi olmadan seyahatlerine genelde izin verilmiyor. Eğer hasta yolcu için sedye talep edilecekse bunu havayolu şirketine önceden bildirmenizde fayda var.  
 
17. Uzun uçuşlarda bacaklarım uyuşuyor. Ne yapmalıyım?
 
Havayollarının uçaklarda daha fazla yolcu taşımak istemesi ve koltuk aralıklarını azaltması 'Ekonomi Sınıfı Sendromu' adı verilen ve bacaklarda hareketsizlikten oluşan kan pıhtılaşmasına neden olabiliyor. Bu yüzden koltuk aralıkların daha fazla olduğu business ve fist class'ı veya ekonomi sınıflarında emergency olarak adlandırılan çıkış kapılarının yanındaki koltukları tercih edebilirsiniz. Bu koltuklar doluysa her yarım saatte bir bacaklarınızı oynatmanız, tuvalete kadar yürümeniz yeterli.
 
18. Havada nasıl egzersizler yapmalıyım?
 
Uçak içerisindeki basınç ortamının yerdekinden farklı olması, düşük hava nemi oranı, türbülans etkisi uçaklarda insan fizyolojisini etkileyen en önemli sebeplerin başında geliyor. Uçuşun vücut üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için "aerobics" adı verilen egzersizleri yapabilirsiniz:
 
a. Kan dolaşımını hızlandırmak için koltuğunuzda otururken topuklarınıza basarak ayaklarınızın ön kısmını yukarıya doğru kaldırın ve geri indirin. Bu egzersizi arka arkaya 3 kez tekrarlayın. 
 
b. Önce sağ sonra sol ayağınızı hafifçe kaldırarak ayak bileğiniz ile önce içten dışa doğru, sonra dıştan içe doğru üçer kez daire çizin. Ardından sağ dizinizi karnınıza doğru üç kez çekin ve indirin. Aynı hareketi üçer kere olmak üzere sol dizinize de uygulayın. 
 
c. Gevşeme egzersizi olarak ise ellerinizi avuç içleri yukarı bakacak şekilde bacaklarınızın üzerine koyun. Bu egzersize önce ellerinizi yumruk şeklinde sıkarak başlayın. Sonra aynı harekete sırasıyla kollarınız, üst gövdeniz, kalçanız, bacaklarınız ve ayaklarınızla devam edin. Daha sonra tüm vücudunuzu yavaş yavaş gevşetin. Her birini gevşetirken kanın gevşettiğiniz bölgeye dolduğunu hissedeceksiniz.