Umre uçuşları nasıl yapılıyor?

  • 11/05/2016 13:43

Murat ÇAKIR

Her yıl giderek artan talep nedeniyle Türk Hava Yolları Suudi Arabistan’da birçok şehre uçmaya başladı. Hac  ve Umre yapmak için çok sayıda Türk yolcunun yanı sıra dünyanın pek çok noktasından kutsal topraklara ulaşmak isteyen yolcularda transit olarak İstanbul’dan Medine’ye uçmayı tercih ediyor.

Türkiye ve Kutsal Topraklar arasında tarihi Hicaz demiryolu projesi geçen yüzyılın en önemli ulaşım ağlarından biriydi. Osmanlı padişahı 2. Abdülhamit, İstanbul ve  Kutsal Topraklar arasındaki hacıların ulaşımının daha güvenli bir şekilde gerçekleştirmesi için Alman mühendislerden destek alınarak Medine’ye kadar demiryolu döşetmişti. 

Müslüman olamayanların giremediği kutsal topraklarda Türk işçi ve mühendisleri demiryolunu Medine’ye kadar getirmeyi başarmıştı. Sultan II. Abdülhamid Hicaz Demiryolu’nun inşasında Medine-i Münevvere’nin 20 km’lik yakınına gelindiğinde sessizliğin sağlanması için Medine’nin merkezine kadar raylara keçe döşetmiş ve trenin raylar üzerinden geçmesi ile çıkacak sesleri engelletmişti.

FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN

YOLCULUK BAŞLIYOR

Müslümanlar için kutsal topraklara ulaşımı en rahat şekilde sağlamak için Türk Hava Yolları’da İstanbul-Medine seferleri için son derece detaylı hizmetler veriyor.  Uçuşa başlamadan önce uçak köprüden ayrılırken önünüzdeki ekranınızda Türkçe, Arapça ve İngilizce sefer duaları okunuyor. Sesli ve görüntülü dualar eşliğinde kutsal yolculuğa başlanırken Kokpit ve kabin ekibi de size “ Allah kabul etsin “ demeyi de ihmal etmiyor. 
Yolculuğa hazırlanırken çoğunlukla göreceğimiz şehir üzerine yayınlar okur hatta yanımıza rehber kitaplar alırız. THY çıkardığı Skylife Umre Özel dergisiyle ziyarete ilişkin birçok konuda doyurucu bir hizmet sunuyor. 

İstanbul Atatürk Havalimanı’nın yanı sıra THY İstanbul Sabiha Gökçen, Trabzon gibi şehirlerden de seferler yapıyor. Umre için biz Atatürk Havalimanı- Medine uçuşunu tercih ediyoruz. Medine’de Hz. Peygamber ‘i (SAV)  ziyaret ederek Umre’ye başlamak ve buradan Mekke’ye geçmek niyetindeyiz. 

Airbus A330 tipi uçaklar bu seferlerde kullanılırken  ekonomi ve business neredeyse tamamen dolu. Siyahı, beyazı, sarı derilisi ile birçok ırk ve ülkeden Müslümanlar kutsal yolculuğa dualarla çıkıyor. Herkesin kimliğinden, makamından, sıfatından sıyrılacağı kutsal topraklara gitme heyecanı var içlerinde. Antalya üzerinden Kıbrıs’ın batısı, Mısır Sharm el Şeyh üzerinden Suudi Arabistan topraklarına giriyoruz. 

MEDİNE HAVALİMANI’NI TAV İŞLETİYOR

Medine Havalimanı için alçalmaya başlıyoruz. Uçak teker koyduğunda 3 saati geride bırakıyoruz. Medine Havalimanı’nda atalarımızın bıraktığı Medine Gar’ı gibi bir Türk şirketinin de havalimanını inşa etmesi bizi gururlandırıyor. TAV markası Medine Havalimanı’nın her yerinde göze çarpıyor. Pasaport kontrol noktasından geçtikten sonra valizlerimizde kısa bir süre sonra bantta görünüyor. Ama organizasyonu yapan Amade Turizm bizim elimizi valizimize bile sürdürmeden görevliler aracılılığıyla otobüsümüze götürüyor. Fakat yine de havalimanında gümrüklü bölgeden çıkarken x-ray‘le valizler tekrar aramadan geçiriliyor. O yüzden valizleriniz alınsa bile yanında olmanız gerektiğini hatırlatalım. 

Amade Turizm, butik umre turları düzenleyen bir şirket. Başlangıçtan umrenin sonuna kadar sizi el üstünde tutuyorlar. Havalimanı’ndan Medine’ye otelimize geçiyoruz. Mescid-i Nebevî veya Peygamber Mescidi’ni gören odamıza çıkınca bir an önce Peygamber Efendimizin kabrini ziyaret etmek için acele ediyoruz. "Beni vefatımdan sonra ziyaret edenler, hayatımda ziyaret etmiş gibidir" hadisi de aklımızda olduğundan Peygamberimizin türbesinin bulunduğu mescide yaklaşırken belirli bir adap ile selamlıyoruz.  

MEKKE-MEDİNE ARASI 5 SAAT

Bu selamlamadan sonra mescide girip namaz kılındıktan sonra bir çok sahabenin bulunduğu Cennet-ül Baki Mezarlığını da ziyaret ediyoruz. Medine’de ziyaret tamamlandıktan sonra Mekke’ye gitmek için sizi 5 saatlik bir otobüs yolculuğu bekliyor. Ama artık ihrama girmek gerekiyor. İki parça beyaz bez ile kefenimize bürünüyoruz. İsterseniz Mekke’ye girmeden kilometrelerce önceki noktada bir mescitte ihrama girip niyet edebilirsiniz. Ama biz otelde daha rahat bir ortamda giyinmeyi tercih ediyoruz. 

Artık ihram yasaklarına da uymak gerekiyor.  Klimalı,wi-fi’li ve yemek servisli otobüsümüz kum fırtınası içinde  ilerlerken yolda bir kontrol noktasında “Müslümanlar haricinde girilemez “  tabelalarını görüyoruz. Mekke üzerinde yağmur bulutları var. Otelimiz Kabe’ye çok yakın bir yerde bulunan Hyatt Regency.

Türk umreciler ve hacı adayları Kabe’yi  yukarıdan gören bir oteli seçmemeyi tercih ediyor. Saygısından dolayı bırakın Mekke’de ki herhangi bir yapıyı atalarımız  Topkapı Sarayı’nın duvarlarını  bile  Kabe’den yüksek yapmayı saygısızlık kabul etmiş. Biz de bu nedenle otel seçiminden dolayı son derece memnunuz. Otelin Genel Müdürü Fadıl Munakeal, Allah’ın misafirlerine hizmet ettiği için mutlu olduğunu söylüyor. 

GÖZÜMÜZÜ AÇIP KABE’Yİ GÖRÜYORUZ

Artık, Beytullah’a, Kabe’ye gitme vakti. Başımızda Amade Turizm’in görevlisi Fatih Karaboğa var.  Kurallara uyuyoruz. Hocamızla birlikte başımızı öne eğip, gözlerimizi kapatıyoruz ve dualarla yürüyoruz. “Gözünüzü açabilirsiniz” dediğinde Kabe ile karşı karşıya geliyoruz. Bir gezi yazısı yazdığım için duygularımızı buradan ifade edemem. İfade edersem de sizlere haksızlık olur diye düşünüyorum. Çünkü o anı sizde yaşadığınızda bana hak vereceksiniz. 

Tavaf için niyet edip iki elimizi kaldırıp avuç içlerimizle Hacer-Ül Esved’i selamlıyoruz. Her bir tura şaft deniyor ve 7 şaft bir tavaf ediyor. Bizim için en güzel hizmetleri düşünen Amade Turizm telsiz sistemli kulaklıklarıyla Fatih Hocamız duaları ve yapılması gerekenleri  bize aktarıyor. 

Tavafımızı yaptıktan sonra Tavaf namazı kılıyoruz.  Merve ve Safa arasında gidip geldikten sonra zemzem  sularıyla serinleyip saçlarımızdan bir miktar keserek ihramdan çıkıyoruz. Tekrar ihrama girmek isteyenler 25 km civarında belirli bir mesafeye giderek tekrar bu ibadetini yapabilir. 

UHUD SAVAŞI’NIN YAPILDIĞI YER

Medine çevresinde Hz. Hamza’nın şehit düştüğü Uhud savaşının yapıldığı yeri gördükten sonra Şeytanın taşlandığı Mina’yı, Hz Adem’le Hz Havva’nın buluştuğu Arafat’ı da ziyaret ediyoruz. Öğle yemeğinde Geleneksel Arap yemeği kuzu eti ve pilav yenebilir.
Dönüş zamanı yaklaştıkça yolumuzu gözleyenler bizden Zemzem ve Hurma beklediği aklımıza geliyor. Hurma’yı Medine’de almayı tercih etmiştik. Özellikle Türklerin sahip olduğu bir Hurma bahçesinde Acve ve Safavi cinsi hurmaları aldık.  

Zemzem sularımızı ise 5 kg paket içinde uçakta taşınabilir bir şekilde edinmiştik. Medine’den gelmiştik ama dönüş için bu sefer Cidde-İstanbul uçuşu yapacaktık. Mekke’de ki otelimizden personel tarafından el sallanılarak uğurlandığımızda Kabe’nin çevrisinin büyütülme çalışmaları ve bir çok otel inşaatını da görüntüledik.

Toplam 50 dakika içinde Cidde  Havalimanı’na vardığımızda check-in kontuarların arkasındaki duvarlarda  valizler ve zemzem suyunun taşınmasına ilişkin uyarılar yer alıyordu. Sizden de bu uyarıları dikkate almanızı öneririm. Zemzemi bidonu doldurayım götüreyim yok.

Artık Kutsal topraklara veda zamanı. Cidde’den İstanbul’a 4 saatlik bir uçuşla varıyoruz. İsteyen herkes için de Allah nasip etsin...