Hakan Kılıç

Soğuk Savaş’a hangi ülkeler hazır?

  • Son Güncelleme: 15/04/17 07:50:26
  • 4

Hakan Kılıç’ın hazırladığı yazı dizisinin üçüncü bölümünde sırada Fransa ve İsrail var. Yeni nesil soğuk savaşta Fransa ne yapıyor, İsrail hangi sistemleri geliştirdi? İşte son gelişmeler…

hakan.kilic@kokpit.aero

https://twitter.com/hkilichsword

https://twitter.com/hkilichsword2

BİRİNCİ BÖLÜM İÇİN TIKLAYIN

İKİNCİ BÖLÜM İÇİN TIKLAYIN

Üçüncü bölüme Fransa ile devam ediyoruz.

FRANSA

Dünyada askeri havacılık dalında kendi kendine yeten birkaç ülkeden biri olan Fransa, 2.Dünya Savaşı öncesi ve savaş sırasında Almanya’dan kaçan Yahudi kökenli mühendislerin kurdukları havacılık sanayinin yanı sıra savaştan sonra Amerikan yardımı ile elde edilen nükleer teknoloji sayesinde bugün BM’nin 5 daimi üyesinden biri ve Avrupa kıtasında askeri güç olarak İngiltere’den sonra gelen ülkesidir.

Nükleer caydırıcılık sahibi 9 ülkeden biri olan Fransa, Triomphant sınıfı balistik füze denizaltılarında taşınan nükleer başlıklı M51 SLBM füzelerinin yanı sıra başarılı bir deniz havacılığına sahip olduğunu son Suriye müdahalesinde gösterdi. Rus Kuznetsov uçak gemisi gibi skandallara imza atmayan Charles de Gaulle uçak gemisi sadece 40 uçak taşısa da SuperEtendart’ ların yanında Rafale savaş uçakları ile Suriye’de çok sayıda bombardımana katıldı.

Gerek nükleer, gerekse hava ve deniz gücü olarak Avrupa’nın en önemli üç ordusundan biri olan Fransız ordusu da NATO saflarında Rusya’ya karşı önemli bir aktör. Ta Fransız kıyılarını yoklamaya başlayan Rus uzun menzilli stratejik bombardıman uçakları Tu-95 ve Tu-160’ların Fransa’nın Atlas Okyanusu kıyıları üzerinde Rafale uçakları tarafından önleme yapılırken çekilmiş resimleri medyaya yansımaya başladı.

Burada yeri gelmişken anti parantez Suriye’de ki hava operasyonlarına değinmek istiyorum. Fransızlar aylar önce uçak gemisinden kalkan Rafale savaş uçakları ile başarılı bir harekat gerçekleştirdi. Ancak başka bir bakış açısı ile bu Fransa’da patlayan bombalara bir cevap, iç kamuoyuna bir teselli ve bence daha çok deniz havacılarına Suriye gibi mükemmel gerçek savaş ortamı ve canlı hedeflerin olduğu bir eğitim sahasında eğitim yapma imkânı verdi.

Her ne kadar 5.nesil yani radar görünmezliği özelliği olmasa da gerek kendi ihtiyaçlarını karşılayan Rafale savaş uçakları, gerekse AR ve IR güdümlü yine kendi üretimleri havadan-havaya füze kapasitesi ile güçlü bir hava gücüne sahipler. Efsane Exocet füzeleri (yeni versiyon geliştiriliyor) ve daha bir çok deniz platformlarından atılan mühimmat ve gemileri ile de önemli bir donanmaya sahip.

Ancak Suriye operasyonları hakkında bir şeyler daha söylemek istiyorum. Suriye’de ne Türkiye gibi elini taşın altına sokup asker kara harekâtına giriştiler ne de ABD ve Rusya gibi aktif rol oynadılar. Sadece keşif yapan Almanlardan bir tık ileride, İngilizler gibi sadece bombalama yaparak. Burada da farklı bir görüş var. Bir görüşe göre özellikle geçen seneki saldırılarda her ülke kendi teröristini vurdu. Buna terörün veya teröristin ihracı deniyor. Şöyle ki; Rusya sonradan her türlü muhalife saldırsa da (hatta bizim askerimizi bile bombaladı) daha önceleri Çeçen ve diğer Rus topraklarından gelen ve ISIS / DAEŞ’e katılanların olduğu birlikleri, Fransa kendi vatandaşı olup katılanları ve yine Arap kökenli Fransız vatandaşlarını, İngiltere vb.

Diyeceksiniz ki Kanada ve Avusturalya F/A-18’leri de Suriye ‘de koalisyona katıldı hatta Avusturalyalılar yanlışlıkla Rusların bombalanması olayına karıştı onlarda mı vatandaşlarını arıyordu? Hayır. Onlar da canlı hedef tahtası bulmuşken bu eğitim sahasını kaçırmak istemediler ve eğitim yapmış oldular. Malum 3 milyon mültecini bize sığındığı Suriye’de düşenin dostu yok.

Türkiye ile Avrupa arasında daha önceleri Avrupa’dan katılanların Türkiye üzerinden Suriye’ye geçtiği tartışmasını hatırlayacaksınız. Avrupa bize neden bunların Suriye sınırından geçip katılmasına izin veriyorsunuz diyerek kızarken, Türkiye ise haklı olarak madem “sen bu vatandaşlarının terörist olduğunu biliyorsun neden çıkmalarına izin veriyorsun? Ben kapıdan giren Avrupalıların hangisi turist hangisi Suriye’ye gitmeye çalışan terörist olduğunu nereden bileyim?” demişti. İşte olayın sırrı bu yukarıdaki teoriye göre Avrupa ülkeleri gerek bildikleri ama delil bulmadıkları, gerekse İslami akımlara kapılmış ama aslında normalden sapıtmış ve örgütün güdümüne girmiş fakat eyleme karışmamış vatandaşlarını ayıklamak daha doğrusu imha etmek için önce Suriye’ye gidip bir arada toplanmalarını sağlıyor, sonra ise imha ediyordu. Şu an hatırlayamadığım bir kuruluş tarafından yapılan haritada bu konu işlendiğinde özellikle Fransızların bu konuda başarılı olduğu alınan istihbaratın değerlendirilerek önemli toplanma yerlerini vurduğu gösterilmekteydi. Yani Suriye’de herkes kendi teröristini vurmaya çalışıyormuş iddiaya göre…

Fransa’ nın üzerinde çalıştığı bazı projelerden kısaca isim olarak bahsedersek; en göze çarpanı Amerikan X-47B benzeri insansız savaş uçağı (hava savaşından ziyade bombardıman amaçlı) olan Neuron uçuş testlerine devam ediyor. Horizon sınıfı bölge hava ve füze savunma gemilerinin yanı sıra yine servise giren diğer bir etkili firkateynler Fremm sınıfı. Mısır’a da ihraç edilen gemiler donamasının yeni göz bebekleri ve üretim devam ediyor. Ayıca Rafale için yeni upgrade projeleri var. Böylelikle dört- dört buçuk arasında kalmış olan Rafale savaş uçakları 4,5++denebilecek ama 5.nesillerin bir altında yani Mig-35, Su-35 seviyesine elektronik / aviyonik kabiliyet olarak erişmiş olacak.

İSRAİL

ABD’nin en akın müttefiki olduğu halde Rusya ve Çin ile iyi ilişkiler içinde olan İsrail bununla da yetinmemiş, Rusya ve Çin ile savunma sanayi alanında bile ortak projeler yapmıştır. Çin’e geçmişte Pyt-3 havadan-havaya füze patenti satan, özellikle askeri elektronik sanayi ürünleri pazarlayan İsrail, Rusya ile KA-52 savaş helikopterinin elektronik aksamında ortak çalışmıştı. Hatta son zamanlarda İtalyan / Rus ortak üretimim jet motorlu eğitim uçağı M346/ Yak / AEM-130’ ı satın alan İsrail ile Rus-Çin ilişkisi üzerine web’ den araştırılsa birçok ürün bulacağından eminin.

Aslında ispatlamaya çalıştığım husus İsrail’in usta siyaset ve dış politika ile tüm blokları idare ettiğini söylemek. Yani, biz dâhil birçok ülkenin başaramadığını şeyi. Dolayısı ile ısınan dünya gündeminde Orta Doğu’da Araplar İsrail’e saldırmadıkça çıkacak bir savaşta %100 ABD yanında savaşa girerek Rusya veya Çin’e hasım olma zorunluluğu yok gibi. En azından NATO ülkesi olmadığından tarafsız kalma ihtimali çok yüksek. Bölgesel krizlerde bile rahatlıkla Körfez Savaşı’ndaki tavrı takınabilir. Ancak Soğuk Savaş’ın kabul edilir ve eskiyi aratmaz şekilde yakın zamanda başlaması ihtimali bir 3.Dünya Savaşı çıkmasa bile bölge ve İsrail’i çok çok gerecektir. Eski zamanlarda Soğuk Savaş yıllarındaki gibi NATO ülkelerinden savunma sanayi ürünlerini alanlarla, Rusya ve Çin’den alanların ve satanların keskin kırmızı çizgiler ile ayrıldığı ülkeler ve özellikle Orta Doğu ülkeleri daha keskin taraf seçmek zorunda kalacak. Bu durumda İran otomatikman Rus tarafında, Arap Yarım Adası Amerikan tarafında ve Suriye Rus tarafında kalacağı için İsrail bir nevi dostmuş gibi davrandığı Suudi Arabistan ve diğerleri ile aynı safta olacak. Dolayısı ile belki de Soğuk Savaş’ın işe yaradığı istikrar getirdiği tek toprak parçası Orta Doğu olabilir. Suriye ve Filistin hariç istikrar gelebilir. Ancak bu ikinci Soğuk Savaş’ta İsrail’in Rusya ve Çin’e karşı olarak kesin sınırlarla Amerikan’ nın yanında olacağını düşünüyorum.

Jericho-3 füzeleri ve taşıdıkları nükleer başlık ile zaten bölgede İsrail için hayati bir tehdit bulunmamakta. İran’ın da baltalanan nükleer programı gereği kısa zamanda nükleer güç olması zor. Ancak Soğuk Savaşın şiddetinin nereye kadar gideceğini kestirmek zor. Küba Krizi zamanları kadar şiddetlenirse Rusların MTCR’ yi ihlal ederek veya gizlice İran’a nükleer teknoloji yardımı yapması da bana göre ABD’den ziyade İsrail’in tavrına bağlı. Eğer İsrail ABD müttefiği olarak Rusya ve İran’a karşı tam bir cephe alır ve tarafsızlığını iptal ederse yukarıda anlattığım kaçınılmaz hale gelecektir.

Tahminlerden realiteye dönecek olursak F-35 uçaklarına yavaş yavaş kavuşmaya başlayan İsrail Hava Kuvvetleri (bana göre en etkili 5 veya 6. Hava gücü) F-35 geldiğinden beri iki defa Suriye’de ki hava üslerinde Hizbullah’a ait olduğunu iddia ettiği hedeflere hava saldırısı yaptı. İlginç bir şekilde Suriye’ de ve Rus askerlerinin kontrolünde ki S-300 ve S-400 bataryaları hiçbir karşılık vermedi. Suriye’ye ait olan S-300 bataryalarının da Rus askerleri tarafından kullanılıp idame ettirildiğini belirtmek isterim. Bu iki olayda F-35 kullanıldığı için radarların görmediği yorumlarına sebebiyet verse de, hâkim görüş klasik savaş uçakları F-15I ve F-16I Sofa’ ların kullanıldığı yönünde. Zaten İsrail hava gücü uçaklarda kullanılan ABD’den sonraki en etkili EH-ECM-Elektronik harp-savunma sistemlerine sahip. USAF F-15/16’larından sonra hatta bir çok filo itibari ile USAF F-16/15’lerinden daha etkili EH sistemine sahip bir filo demektir.

Son olayda Suriye’nin SA-5 (S-200) SAM füzesi fırlattığı ve bir İsrail uçağını vurduğunu iddia ettiği olayı hatırlayacaksınız. Geçen ay dünya savunma basınında gündem olan olayda İsrail uçağının vurulmadığını ortalıkta uçak enkazı olmadığını söyledi ki, bu doğru. Ancak çok büyük ihtimal ile balistik füze erken uyarı uydularının balistik füze olabileceği ihtimaline karşı (S-200 boyut olarak arkasındaki ve çevresindeki booster morotlardan dolayı eski bir füze ve normal S-300/400 gibi SAM’lere göre çok büyük ebatlı, balistik füze boyutunda bir füze bu yüzden uyduların ayırt edememesi normal) Arrow-2 anti-balistik ve hava savunma füzesi otomatik ateşlendi. Burada inanmadığım husus İsrail’in SA-5 füzesini Arrow-2 ile vurduğunu iddiası. Lübnan topraklarına düşen Arrow-2 enkazı bunu doğru olmayabileceğini göstermesi bir yana, bu fikri twitter’da ilk ortaya attığımda dünya çapında takip ettiklerim/ takip eden bazı yabancı uzmanlarında katıldığını gördüm. Mantıken hedefe vardığından küçücük bir savaş başlığı ve arkasındaki motorla uçağı kovalayacak olan SA-5 füzesini, koca balistik füzeleri ve onların sesten 5+ kat hızlı uçan RV’lerinin vurmak üzere geliştirilen Arrow-2’nin ( uçak vurmakta görev tanımında olsa da) küçük bir hava savunma füzesi ile kesişme yapması çok zor. Ayrıca hedefin 40-50 metre yakınına vardığında da kendisini detone ederek imha eden Arrow-2’nin bunu başarabilecek kadar dahi bir kesişme sağladığını sanmıyorum. Sonuçta ispatlamaktan ziyade iddia ettiğim şey SA-5’in ya yakıtının bitip yetişememesi veya İsrail uçaklarının EH veya kaçma kurtulma yöntemi olarak gerçekleştirdiği Jamming pod marifeti ile saf dışı kaldığı. Yani sonuç olarak Suriye’nin bir “daha girerlerse vururuz”, İsrail’in ”karşılık verirlerse Sam bataryasını imha ederiz” restleşmesinde İsrail’in bir sıfır önde olduğu SA-5 olayında görüldü. Rusların ne Tomahawk saldırısı, ne İsrail hava operasyonunda hiçbir S-300 veya 400’ ün düğmesine basmaması bundan sonraki ABD olmasa da İsrail saldırılarında aynı tavrı göstereceği yorumlarına yol açıyor.

Konuya dönecek olursak; Körfez Savaşı’n da Orta Doğu’ nun en kârlı çıkan ülkesi olan İsrail, ikinci bir fırsat yakalamış gibi gözüküyor. Bugünkü konjonktür ve dünya askeri gündemine baktığımızda Trump’ ın, “Eset bir cani ve gitmeli” yorumu ABD’nin ya diplomasi ile yada askeri yöntemler ile Rusya’ ya rağmen Eset’in biletini kestiğini göstermekte. Normal şartlarda bu olayın en çok İsrail’e yaraması gerekir. Çünkü Arrow makalelerinde anlattığım gibi İsrail için en büyük tehdit Hizbullah’ın elindeki binlerce Katyuşa tarzı topçu roketi ki, daha geçen hafta bir roket saldırısında bir kişi öldü. Dolayısı ile Eset ve onun desteklediği İran yanlısı misliler ve Hizbullah bertaraf edilince İsrail’in rahatlaması gerekir. Ancak aykırı bir söylemle konuşacak olursak Eset gibi ülkesinin parçalayan ve mezhep savaşı yaptığı için hiçbir zaman eski Suriye’yi bir araya getiremeyecek, kabiliyetsiz ve cani bir düşmanın Şam’da oturması daima İsrail’in işine gelir.

Daha önceki makalelerde anlattığım gibi dünyanın en kademeli hava ve füze savunma ağına sahip İsrail, geçen aylarda David’s Sling hava/füze ve Arrow-3 balistik füze savunma sistemlerini de devreye sokarak bilinen tüm projelerini operasyonel hale getirdi. (Suriye SA-5 füzesini en büyük İsrail gazeteleri bile Arrow-3’ler vurdu diye yazdı ki, daha yeni servise girmişti. Bizdeki bazı gazeteler de de onlardan alıntı olarak öyle yazıldı ama savunma basını ve güvenilir kaynaklar ve sanırım yanlış olmasın resmi açıklamada Arrow-2 ateşlendiği yönünde. Zaten gerçekte ateşlenen de Arrow-2)

Dünya askeri gündemi yazı dizimize Avrupa’dan başlayıp doğuya doğru gidecektim. Ancak Uzak Doğu’da suların aşırı ısınması sebebi ile 4.bölümde aradaki ülkeleri atlayarak Kuzey Kore’yi anlatacağım. Sonra 20-60. boylamlar arasına geri döneceğiz.

Kaynak: www.kokpit.aero

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap

YAZARLAR