f Yeni dünyaya açılan kapı: Blockchain
Kadir Doğan

Yeni dünyaya açılan kapı: Blockchain

  • Son Güncelleme: 19/10/17 20:17:33
  • 1

Son zamanlarda tüm dünyada gittikçe popülerliği artan Bitcoin gibi kripto paraların sayısının artması ile birlikte bu ürünlerin altında yatan muazzam teknoloji de gün yüzüne çıktı. Blockchain teknolojisinin günümüzde özellikle finans alanında kullanılmasına karşın havacılık ve savunma alanında birçok probleme kökten bir çözüm sağlayacağı su götürmez bir gerçek.

Teknolojinin önüne geçilemez gelişimi ile birlikte karşımıza farklı sektörlerde birçok yenilik, daha da önemlisi birçok yenilikçi devrim ortaya çıktı. Bu devrimlerin ise günümüzde en popüleri ve bana kalırsa da bir devrimden daha da öte olan “Blockchain (Blok Zinciri)” teknolojisidir.

Blockchain teknolojisi hayatımıza “Bitcoin” isimli kripto para ile girdi. 2008 yılında Satoshi Nakamoto isimli bir kişi veya kişilerin yayınladığı raporlar ile ortaya çıkan Bitcoin ve Blockchain teknolojisi o günden itibaren inanılmaz bir gelişim gösterdi. Bitcoin bir para birimi olarak dünyanın dört bir yanında hali hazırda kullanılan bir kripto para olmakla birlikte blockchain teknolojisi sayesinde Bitcoin gibi binlerce yeni kripto para ve diğer birçok farklı projenin oluşması sağlandı.

Özellikle finans alanında adeta devrim niteliğinde bir oluşum olan Blockchain (Blok Zinciri) teknolojisi hem dünyada hem de Türkiye’de birçok alanda yeni girişimin ve bu girişimlerin getirdiği teknolojik değişimin adeta öncüsü konumundadır. Peki nedir bu Blok Zinciri?

Blockchain aracı kurumlara ihtiyaç duymaz

Blockchain en temel hali ile “Aynı anda birçok bilgisayarda gerçekleşen işlemlerin, çok güçlü bir şekilde şifrelendikten sonra, birbirine bir zincirin halkası gibi bağlanan dağınık bloklarda, hiçbir aracıya gerek duymadan, çok hızlı bir şekilde saklanması, sınıflandırılması ve işlenmesidir.” Blokchain’i özel kılan durum da tam da bu tanımda saklıdır. İşlemler ve veriler takip edilebilir fakat hiçbir şekilde dışarıdan yani şifreye ulaşılmadan erişilemez. “Çok hızlı” kavramını bu noktada biraz daha açmak bize blockchain teknolojisinin ne denli büyük bir güç olduğunu anlatabilir.

Günümüzde finans ve bankacılık sektöründe kullanılan temel altyapılardan olan VISA gibi yapılar aracılığı ile dünyanın farklı noktalarına hatta bazen aynı ülke içerisinde bile para göndermek ve almak günler sürerken, Dash, Ripple ve Bitshare gibi blockchain tabanlı kripto paralar aracılığı ile dünyanın herhangi bir yerine sadece birkaç saniye içinde para göndermek mümkündür.

Şimdi yukarıdaki tanımı biraz daha iyi anlamamızı sağlamak için Blockchain dışındaki yapıların nasıl çalıştığını bir örnek üzerinden düşünelim.

İstanbul’dan, Londra’daki bir arkadaşınıza herhangi bir veri göndereceğinizi düşünün. Bu veri müzik, fotoğraf, para, ses kaydı, fatura gibi herhangi bir veri olabilir. Bu veriyi gönderici taraf, alıcı tarafa göndermeye başladığı andan itibaren verinin bir kopyası göndericide kalır. Diğer kopya bir aracı yardımıyla – bankalar, resmî kurumlar veya Facebook, Twitter ve Google gibi aracı kurumlar- alıcı tarafa teslim edilir. Bu nedenle veriler sadece gönderici ve alıcı kurumda kalmaz, aynı zamanda aracı kurumlar da bu verilere kısmen sahip olur.

İnternet üzerinde saklanan veriler

Şöyle düşünün, resmi evrak ve yazışmalar, menkul kıymetler, epostalar ve hatta kişisel verileriniz bunların herhangi birini ağ üzerinden alıcı tarafa gönderdiğinizde aracı kurumların da kullanımına kısmen açmış olursunuz. Bu da gizliliği tamamen ortadan kaldırır ve bu verilerin aracı kurumlar tarafından kullanılabilecek olması ise ciddi bir tehdit oluşturur. Bu tehdidi ortadan kaldırmak için ise Blockchain teknolojisi devreye girmektedir.

Şimdi yukarıdaki örneği tekrar canlandıralım.

İstanbul’dan, Londra’daki bir arkadaşınıza yine herhangi bir veri göndereceğinizi düşünün. Bu veri müzik, fotoğraf, para, ses kaydı, fatura gibi herhangi bir veri olabilir. Bu veriyi gönderici taraf, alıcı tarafa göndermeye başladığı andan itibaren verinin bir kopyası göndericide kalır. Blockchain teknolojisi üzerinden gönderim işlemi yapılırsa, hiçbir aracıya gerek duymadan göndericinin verisi, blok zincirindeki bir bloğa gönderilir. Burada blok zinciri tarafından bir dizi güvenlik testinden geçirilen bu veri, alıcı tarafa gönderilir. Gönderilen verinin orijinal hali göndericide, kopyası ise blok üzerinden alıcıda kalmış olur.

İşte bu yüzden Blockchain teknolojisi bu verilerin yüksek gizlilikle korunup, çok hızlı bir şekilde ve hiçbir aracıya gerek duymadan alıcılara iletilmesini sağlar. Bu verilerin saklanması için üretilen bloklar, kendilerine madenci denen bir grup insan tarafından oluşturulur. Bu kişiler, çok güçlü ekran kartları veya ASIC adı verilen donanımlar yardımı ile bir dizi matematiksel algoritmayı çözerler. Bu algoritmaların çözülmesi karşılığında madencilere ödül verilir. Çözülen algoritmalar sonucunda yeni bloklar ortaya çıkar. Her yeni ortaya çıkan blok, bir önceki bloktaki verileri özet olarak kendi bünyesinde de kullanır. Bu sayede veriler şifrelenmiş bir şekilde saklanmış olur. Bu bloklar, ağa katılan herkese açıktır fakat sadece şifre sahibi kişiler bu verilere istedikleri zaman ulaşabilir, dışardan herhangi bir müdahale yapılamaz.

Blockchain bir güven protokolü üzerinden işlem yapar

Bu durumu şöyle bir örnek üzerinden de açıklayabiliriz: İstanbul’da yaşayan Ali, Kocaeli’de yaşan arkadaşı Mehmet’e çok güçlü bir şekilde şifrelenmiş mektup göndermek için kargo şirketi ile anlaşıyor ancak mektubu gönderirken Ali de Mehmet de takma isim kullanıyor. Kargo bu mektubu birçok farklı postacı ile aynı anda alıcı tarafa göndermeye başlıyor. Postacılar İstanbul’da yaşayan bir kişinin, Kocaeli’de yaşayan bir kişiye mektup gönderdiğini biliyor fakat bu kişilerin kim olduğunu, mektupta ne yazdığını bilmiyorlar. Bu mektup aynı zamanda çok güçlü bir şekilde şifrelendiği için de ne postacılar ne de başka bir kişi bu mektuba erişemiyorlar. Birçok farklı postacı tarafından taşınan bu mektup, en hızlı postacı tarafından alıcı tarafı ulaştırılıyor. İşte blokchain teknolojisi tam da böyle çalışıyor.

Peki postacılardan birisinin başına bir iş gelirse ne olur? Postacılardan birisine bir saldırı olursa veya herhangi bir şekilde bu postacı görevini yerine getiremeyecek durumda olursa, diğer postacılar tarafından bu postacı devre dışı bırakılıp, onun boşluğunu geri kalan postacılar dolduruyor. Postadaki tüm veriler daha önceden bir sonraki postacıya da aktarıldığı için herhangi bir veri kaybına da uğramamış oluyor. Bu örnekte kargo şirketini blockchain yapısı, postacıları ise bloklar olarak düşünürsek blockchain teknolojisinin nasıl işlediğini tam anlamıyla anlayabiliriz.

Bu durumda “Bu sistemi çökertmenin bir yolu yok mu?” dediğinizi duyar gibiyim. Evet teorik olarak bu sistemi çökertmenin bir yolu var. Eğer milyonlarca postacıyı, yeni bir postacı ortaya çıkmadan aynı anda yok edebilirseniz, sistemi de çökertmiş olursunuz. Teorik olarak bu durum mümkün ancak uygulamada, şu anki teknoloji ile yapılması imkansızdır.  

Özetlemek gerekirse, Blok zinciri teknolojisinin sağladığı üç kolaylık bu sistemin tercih edilmesinde etkili olmaktadır.

Bir otoriteye ve aracıya ihtiyaç duyulmaması hem maliyetleri düşürüyor hem de işlemleri hızlandırıyor.

İşlemlerin pek çok farklı nokta tarafından kontrol ediliyor olması, sistemde sahtekarlık yapılması ihtimalini azaltıyor.

Blok zinciri, bir varlığın hangi kaynaktan çıkıp hangi kişilerin elinden geçip nereye ulaştığını takip etmek için ideal bir platform.

Savunmada Blockchain Teknolojisi

Tüm bu avantajları ile birlikte dünyada birçok farklı alanda kullanılmaya başlanan Blockchain teknolojisi savunma alanında da kendine yer edinmeye başlamıştır. Özellikle sağladığı yüksek gizlilik ve hızlı erişim imkânı ile kendine şimdiden bu sektörde yer edinmeye başlayan blockchain teknolojisi ile yüksek hassasiyetteki nükleer silah kayıtları, askeri uydu verileri blockchain de saklanabilir. Bu konuda savunma alanında ilk çalışmaları ise ABD Savunma bakanlığına bağlı olan DARPA (The Defense Advanced Research Projects Agency) tarafından yapılmaktadır (1). DARPA, yüksek hassasiyetteki verileri saklamak ve siber güvenlik amacı ile blockchain kaynaklı bir proje başlattığını duyurmuştur.

Özellikle Savunma alanında kendine birçok kullanım alanı bulması beklenen blockchain teknolojisi ile üretimi yapılan askeri teknolojilerin kayıtları tutularak, yasadışı silah kaçakçılığının önüne geçilebilir. Askeri uydulardan alınan birçok veri burada saklanıp, çok hızlı bir şekilde sahaya aktarılabilir. Nükleer kodlar yine bu ağ üzerinde yüksek güvenlik ile saklanabilir.

Bir operasyon sırasında uydudan alınan görüntüler, sahadaki birliklerden ve insansız araçlardan alınan veriler anlık olarak blok zincirine aktarılabilir. Blok zincirinde sınıflandırılan ve daha önce sahadan alınan binlerce veri ile karşılaştırılıp, o anki duruma göre en doğru çözüm yolu bulunabilir ve bu veriler yine insansız araçlar yardımı ile sahada, aktif bir şekilde, kullanılabilir.

Tüm bu örnekler ile de görüldüğü gibi Blockchain teknolojisi özellikle sunduğu imkanlar ile bizlere yeni bir dünyanın kapılarını açmaktadır. Bu yazının yazılması ile ülkemizde bu konuda bir nebze de olsa ilgi uyandırmak amaçlanmıştır. Ülkemizde henüz bu alanda çok az girişim bulunmasına karşın, bu girişimlerin artırılması ve özellikle bu teknolojinin savunma alanında kullanılması, ülkemiz açısından çok ciddi kazanımlara sebep olacaktır.

Kadir Doğan

Kaynaklar:

http://www.nasdaq.com/article/darpa-and-advancing-cybersecurity-infrastructure-with-blockchain-cm783507

http://www.bkm.com.tr/wp-content/uploads/2017/05/blockchain-101.pdf

http://bkm.com.tr/blok-zinciri-blockchain-nedir/

http://www.investopedia.com/terms/b/blockchain.asp

 

Kaynak: www.kokpit.aero

Kokpit Aero

Yorum Yap