Aybars Meriç

Yeni bir havacılık otoritesi mi?

  • Son Güncelleme: 20/05/18 21:19:37
  • 3

Dünya sivil yolcu uçağı piyasası uzun zamandır iki ayrı firmanın kontrolü altında. ABD’li Boeing ve Avrupalı Airbus. Fakat sektöre daha yakından bakacak olursak aslında alt sistem üreticilerinin de benzeri bir tekel oluşturduğunu görmekteyiz. Motor alanında da sayılı firma tarafından ürün sağlanmakta. Yani endüstri olarak komple bir ‘diapolleşme’ söz konusu.

Özellikle düşük kapasiteli ekonomik uçak alanındaki boşluğu gören ve bu alana ürün yetiştirerek pazarda kendine yer edinmeye çalışan iki alternatif ve güçlü üreticiden bahsedebilirdik. Kanadalı Bombardier ve Brezilyalı Embraer.

ABD yönetiminin Bombardier karşısındaki vergi olayı, bu firmayla Airbus’un beklenmedik bir yakınlaşma kurmasına sebep oldu. Embraer’in yarısı ise resmen Boeing tarafından satın alındı. Bu durumda diapolleşmenin pazardaki gelecek potansiyel rakipleri satın alma ya da himaye altına alma yoluyla daha uzun süre süregeleceğini varsaymak mantıklı olacaktır.

BİR TARAFTA ABD, DİĞER TARAFTA AVRUPA

İşin hoş tarafı uluslararası hava sahasında özgürce uçabilmek için bile ABD ya da Avrupa onayına ihtiyacınız var. Yani satın alınmak, var olmak, ticaret yapabilmek için de. ABD FAA ya da Avrupa EASA standartlarını ve katı test süreçlerini karşılayamayan ve ya karşılamak istemeyen tayyareler büyük zorluklarla baş etmek zorunda kalmaktalar.

Örneğin bizim yakın zamanda attığımız adım misali, Rus Federal Havacılık Kurumunun verdiği sertifikaları yeterli görme ve tanıma yoluyla, bu ülkenin ürettiği uçakların topraklarımız üzerinde uçması ya da transit geçmesi yolunda serbestiyet sağlayabiliriz. Bu sayede Kamov Ka-32 helikopterlerini hukuken satın almak ve işletmek de sorun olmaktan çıkar. Fakat bu seviyede ikili protokollerin dünya çapında yapılması oldukça zor. Bu durum da pazara girmek isteyen tüm ülke ve üreticilerin FAA yada EASA sertifikalarına muhtaç bırakmaya devam edecek.

RUSYA VE ÇİN’DEN GELEN YENİ UÇAKLAR

Havacılık alanında hatr-ı sayılır yeteneklere sahip Rusya ve Çin, sivil yolcu uçağı piyasası için de hem birlikte hem de ayrı ayrı birçok ürün hazırlamakta. Bu iki ülkenin pazara girme hırsına yoğunlaşmadan önce bir gerçeği fark etmek gerekiyor. Söz konusu sivil uçakları sadece sivil uçak olarak görmemek lazım. Yakıt ikmal uçakları, Havadan erken uyarı uçakları, Deniz karakol ve denizatı savunma harbi uçakları, Elektronik harp uçakları, Nightwatch, JSTARS  gibi özel görev uçakları, VIP uçakları, vb. çok ama çok geniş bir askeri kullanım alanında da yolcu uçakları temel platform olma durumunda.

İlk Körfez Savaşı’nda gördüğümüz üzere, sivil platformlar kapsamlı askeri güç ve kargo naklinde, askeri platformların üç katından fazla görev yükü sırtlanabilmekteler. Kısacası sivil yolcu uçakları alanı aslında, askeri anlam ve önemi de çok yüksek bir pazar.

Gelecekte insansız sürü hava araçlarının kontrolü, özel bombardıman görevleri, mikro uydu ve uydu katili platformların atmosfer içinden fırlatılması, EMP karartma, lazer ve yönlendirilmiş enerji silahları için, geniş enerji depolama veya üretme alanıyla uygun platformlar bulunması vb. birçok farklı, yeni ve gerekli görev profili de çıkacak yolcu uçakları için. Kısacası önemine daha da önem katacak bir pazardan bahsettiğimizi hatırlatmak istedim.

Bu hal ve şartlar içinde Rusya ve Çin’in heveslerine tekrar ve dikkatle bakmak icap etmekte. Askeri alanda ciddi bir atılım içindeyiz. TR-Jet projelerimiz şimdilik kaydıyla dondurulmuş yada durdurulmuş görünüyor. Fakat en yüksek kademeden Rusya ile MC-21 başta işbirliği yapma isteğimizi ifade ettik. Ayrıca Ukrayna Antonov firması tarafından geliştirilmekte olan uçaklara avyonik suit sağlayacak kadar kendimizi geliştirmeyi de başardık. Politik olarak hem batı paktı üyesi hemde doğuyla dost ve aslen doğulu bir Müslüman ülkeyiz. Dolayısıyla benim gördüğüm şu fırsatı, sizlerle de paylaşmak arzusundayım.

YENİ BİR HAVACILIK OTORİTESİ

Dünya EASA ve FAA dışında bir küresel sertifika sağlayıcı için en müsait politik pozisyona doğru ilerlemekte. Bunu ülke olarak yapmamız mümkün olmayabilir. Fakat İstanbul merkezli, Rusya ve Çin’i içine alacak, Müslüman ülkelerin onay ve kanuni kolaylıklarını sağlayacak, Avrupa ülkelerinin de itiraz etmeyeceği, yeni bir standartlar enstitüsü oluşturulabilir. NATO üyesi ülkemizin batı standartlarında kalite anlayışı, çok az esnetilerek bu yeni kuruma yansıtılabilir. Bu kadar çok ülkenin desteğini alan bir kurum da tüm dünya tarafından kısa zamanda tanınmak zorunda kalacaktır.

Böylesine bir girişimin bizim ülkemize sağlayacağı, katkı, prestij ve imkanları değerlendirmelerinize sunmak istiyorum. Ayrıca böyle bir olasılık, ulusal havacılık endüstrimiz ve altyapımız için de muhteşem fırsatlar ve gelişme potansiyelleri doğurabilir. Alternatif bir bilgi ve teknoloji çağı birleşmiş milletlerinin zeminini, çekirdeğini ve ilk başlangıcını yaratabilir.

Aybars Meriç

Kıdemli Güvenlik ve Savunma Danışmanı / Lightning-HiTec

 

Kaynak: www.kokpit.aero - ÖZEL

Facebook

Kokpit Aero

Yorum Yap