Uçağa havada yıldırım isabet ederse

  • 20/08/2012 14:48

Yıldırımın uzunluğu bazen 9 kilometreyi buluyor. Etrafındaki 15 kilometrelik alanda etkili oluyor. Ölçümlerde yıldırımın merkezindeki sıcaklık 40 bin dereceye kadar çıkıyor. Bu kadar güçlü bir oluşum elbette uçakları etkiliyor. Kimi zaman sarsıyor, kimi zaman hasarlar veriyor, uçağın içini kızılötesi gibi ürküntü veren bir ışık rengine boyuyor. Sesi yolcuları korkutuyor.

Ama yine de uçaklar yıldırıma karşı güçlü bir yapıya sahip. Arada bir hasar görselerde bu kadar güçlü bir gökyüzü kamçısına dayanıyorlar. Yıldırım nedeniyle meydana gelen kazaların sayısı oldukça az. Gelecekte daha modern sistemler uçağı yıldırımın hoyrat vurgunundan daha iyi koruyacaklar.

Yolcuların en fazla korktuğu uçuşların başında şimşeklerin çaktığı, yıldırımların düştüğü, türbülansın olduğu havalar gelir. Yapılan araştırmalar, türbülansla oluşan sarsıntı ve düşen yıldırımların yolcularda uçuş korkusunun oluşmasında ciddi bir payı olduğunu ortaya koyuyor. Ancak uçaklar gökyüzündeki tüm olaylara dayanacak şekilde imal edilmiştir. Örneğin kanatlar yukarı 5 metre, aşağı 1.5 metre esner.

Yıldırımın ışığı ve sesi yolcuları korkutsa da özel paratoner sistemleri binlerce volt elektrik yükü taşıyan yıldırımların kolayca uçak üzerinden akıp gitmesini sağlar. Yine de yıldırım çarpması sonucu meydana gelen kazalar vardır. Ancak kazalardan sonra alınan tedbirler ve uçakların geliştirilen paratoner görevi yapan sistemleri yıldırım karşısındaki etkilerini oldukça azaltmıştır.

KABLOLAR ETKİLENİYOR

Havacılık otoritelerinin yaptığı araştırmaya göre yolcu uçaklarına ortalama yılda bir kere yıldırım çarpıyor. İş jetleri ve küçük uçaklarda bu oran daha düşük. Yıldırım eğer uçak üzerinde koruyucu sistemler varsa önemli bir etki oluşturmaz. Ancak bazen yakıt depolarına gelmesi veya pilotların görüş açılarını etkilemesi nedeniyle kaza meydana gelebiliyor.

Yıldırımın uçağa çarpmasıyla birlikte gövde ve kanatlar üzerinde ciddi bir elektrik yükü oluşuyor. Bu akım uçağın dış yüzeyindeki birleşim yerlerinde elektriklenme meydana getiriyor. Akım ve elektriklenmeyle oluşan manyetik alanlar elektrik kablolarına ulaşıyor.

Günümüzün modern uçaklarının her yanını saran kablolarla manyetik akım pilotların uçağı kumanda etmesini sağlayan uçuş bilgisayarından yolcuların müzik dinledikleri kulaklıklara kadar her elektronik sistemi etkilemeye başlıyor. Voltaj değişmesi sigorta sistemlerindeki yüklenmeyi attırırken, elektronik aletlerin devre dışı kalmasına hatta manyetik alanın büyüklüğüne göre hasarlanmasına bile neden olabiliyor.

Bu durumu önlemek için imalatçılar yalıtılmış, koruyucu teller kullanıyor. Özel olarak topraklanan bu teller yardımıyla yıldırımın etkileri azaltılıyor. Ayrıca uçak üzerinde oluşan statik elektriğin atılması için de kanatların arka kısmı firar tarafından 'static discharger' adı verilen özel püskül şeklinde çıkıntılar bulunuyor.

Yıldırım düştüğünde gövdenin ağırlıklı olarak yüksek iletkenliğe sahip alüminyumdan imal edilmesi nedeniyle elektrik yükü static discharger yardımı ile uçaktan atılabiliyor. Böylece zarar en aza indiriliyor. Diğer kullanılan bir metot ise kısa süreli akım kayıplarına dayanacak uçuş aletleri imal etmek. Böylece yıldırım düşmesine karşı elektronik aletlerin güçlendirilmesi planlanıyor.

İmalatçılar özel test cihazları ile yıldırımın etkilerine dayanıklılığı yerde de test edebiliyor. LRT adı verilen cihaz uçağa bakım sırasında belirli oranlarda akım veriyor. Kabloların bu akımı nasıl ilettiği test ediliyor. Topraklama sistemi güçlendiriliyor. Uçakta topraklama özel kablolar yardımı ile elektrik yükünün gövdedeki değişik noktalara dağıtılması ile gerçekleştiriliyor.

YAKIT DEPOLARI

Diğer bir sorun ise yakıt depoları. Yıldırım düşmesine karşı yakıt depolarının çok iyi korunması gerekiyor. Depoların yeterli kalınlıkta ve iyi izole edilmiş olması şart. TWA'nın New York JFK kalkışından sonra düşen 747 kazasından sonra havacılık otoriteleri yakıt tanklarının daha iyi izole edilmesi ve topraklanmasını istiyor. Bakımlar sırasında yakıt depoları çok iyi elden geçiriliyor. Statik elektriğin atılması için özel modifikasyonlar yapılıyor. Yakıt buharı yıldırımlı havalarda riski arttırıyor. Geliştirilen yeni yakıt karışımları, buharlaşmayı en aza indiriyor.

Yolcu uçaklarında en çok yıldırım çeken noktaların başında burun geliyor. İçerideki radarın ve diğer sistemlerin oluşturduğu akım, dış malzemenin kompozitten oluşması yıldırımı bazen kendisine çekebiliyor. Radom adı verilen burnun korunması için özel bir tasarım yapılıyor. Özel metal şeritler, yıldırımın çarpmasıyla gelen yükü gövdenin diğer bölümlerine aktarıyor, şok etkisini dağıtıyor. Pitotüp, antenler de sivri olmaları nedeniyle yıldırımları üzerine çekiyor. Yıldırım çarpması nedeniyle bazen uçaklar seferden pitotüplerinin uçları kırılmış gelebiliyor.

Yıldırım daha çok uçağın burun ve kanatlarına çarpıyor. Uçak gövdesinde kullanılan alüminyumun yüksek iletkenliği sayesinde yıldırımın elektrik yükü uçağın her tarafına yayılıyor. Ve şok etkisi hızla dağılıyor. Oluşan elektrik yükü kanat ve yatay stablizelerde bulunan 'static discharger' adı verilen küçük parçalar yardımıyla uçaktan atılıyor.

YILDIRIM KAZALARI

26 Haziran 1959, Milano/İtalya: TWA Havayolları'na ait Starliner uçağının tırmanış sırasında yakıt depolarında patlama oldu. Kanadı kopan uçak çakıldı. Olayda 68 kişi hayatını kaybetti. Yapılan incelemede yıldırım düşen uçakta buharlaşan yakıtın alev aldığı tespit edildi.

12 Ağustos 1963, Lyon/Fransa: Air Inter'e ait Viscount uçağı iniş sırasında yere vurdu. Kazada 21 kişi hayatını kaybederken çarpan yıldırımın pilotların gözlerini kamaştırdığı ve geçici körlük yaratmış olabileceği iddia edildi.

8 Aralık 1963, Elkton/ABD: PanAm'a ait Boeing 707 uçağına iniş sırasında çarpan yıldırım sol kanat yakıt tankındaki yakıt buharını tutuşturdu. Yakıt tanklarının infilak etmesi sonucu 81 kişi öldü.

24 Aralık 1971, Puerto Inca/Peru: Lansa Havayolları'na ait Electra tipi uçak kanadına isabet eden yıldırımla 7 bin metreden düştü. Olayda 91 kişi hayatını kaybetti.

9 Mayıs 1976, Madrid/İspanya: İran Hava Kuvvetleri'ne ait Boeing 747-131F uçağı iniş sırasında tarlaya düştü. 17 kişinin öldüğü kaza sonrasında yapılan araştırmada paratoner sisteminin çalışmadığı saptandı.

5 Eyül 1980, Montelimar/Fransa: Kuveyt Hava Kuvvetleri'ne ait Lockheed L-100-20 Hercules askeri uçağı yıldırım çarpması sonucunda düştü. 8 kişi öldü.

8 Şubat 1988, Mülheim/Almanya: Nürnberger Flugdienst şirketine ait Metro III tipi uçağa iniş sırasında yıldırım çarptı. Sağ kanadı parçalanan uçak mecburi iniş yaparken çakıldı. 21 kişi hayatını kaybetti.

(Diğer konuları okumak için lütfen Derin Dosyalar ana sayfasına http://kokpit.aero/index.php?route=content/secret_file_list giriniz)